TMMOB den Bildiri
Halkımızda şaşkınlık, sermayede sevinç var. Kötüye giden sektörlerinde biriktirdiklerini, enerji …

Tüm kültür bitkileri gibi iç mekan süs bitkileri üreticiliğinde de amaç nicelik ve nitelik yönünden yüksek ürün elde etmektir. Bu amaca ulaşmak için alınan kültürel önlemlerin başında gübreleme gelmektedir. Bitkiler yaşamların sürdürebilmek için bazı besin maddelerini kesinlikle almak zorundadır.
Bazı elementler vardır ki, bunlardan birisinin yokluğunda bile bitkiler olağan gelişmelerini göstermez ve bunlardan herhangi birisinin yerini bir başka element dolduramaz.
Bitkilerin yapısında fazlaca bulunan ve bitkiler tarafından çok miktarda gereksinme duyulan elementlere “makro elementler” adı verilir. C, H, N , O , P, K , Ca , Mg , S bu gruba girer. Çok az miktarı bile bitkilerin gereksinmelerini karşılamaya yeten ve bitki bünyesinde çok az bulunan elementlerden ” Temel bitki besin maddeleri ” olarak bilinen N , P , ve K bitkisel organizmada fazla kullanıldığından, toprakta noksanlığına en çok rastlanan bitki besin maddeleri olmaktadırlar. Günümüzde dünyada ve ülkemizde üretilen ticaret gübreleri genel olarak bu üç bitki besin maddesini içermektedir.
Ticaret Gübreleri :
1. Azotlu
2. Fosforlu
3. Potasyumlu ve bu üç besin maddesinde ikisini veya üçünü belirli oranlarda kapsayan
4. Kompoze ( karışık ) gübreler olarak gururlandırılırlar.
ÇİÇEKLER NE ZAMAN GÜBRELENMELİ:
Bir süs bitkisi bir saksıya ve ya bahçeye dikildiği zaman gübre de verilir. Fakat bu bitkiye uzun zaman yetmez. Bitkilerin gelişmelerinin en fazla olduğu zaman ilkbahar ve yaz aylarıdır. O halde bu sürelerde bitkileri düzenli olarak gübrelemek gerekir Sonbahar ve kış aylarında bitkilerde gelişme yavaşlar, hatta dinlenmeye çekilirler. Bu süre içinde gübre vermeye gerek yoktur. Peyzaj açısından önem arzeden soğanlı , yumrulu, rizomlu çiçeklerin çiçeklenmeden önce bol bol gübreye ihtiyaçları olur.
Bitkinin besleyici maddeler ile ilk beslenmesi ilkbahar zamanında yapılır ve bunu toprağa karıştırılmış gübreyi bitkinin köküne yerleştirerek yapabilirsiniz. Gülün dip kısmında toplanma olmazsa, besleyici maddeler etrafa dağılır. Mayıs ayı sonunda özel gül gübresi ile güle ikinci bir gübreleme yapılır ve bundan sonra da mutlaka çok iyi sulama yapılması gerekir. Ayrıca gübre ve torf’ dan oluşan bir karışım gül için çok faydalı olur. Temmuz Ağustos aylarında güllere o sene için son defa gübre ilave edilir. Bundan sonra başka bir gübreleme yapılmaması tavsiye edilir, ancak bu suretle ana gövde kış gelinceye kadar büyümeye devam eder.

Kış ayları pek çok çiçek için en zorlu dönem. Bu dönemde bahçeler ayrı bir özene, bakıma, ihtiyaç duyuyor.
Kış aylarında her çiçek ekilmez kuşkusuz. Tabi evinizde uygun ortamı sağladıktan sonra bir sorun yok ancak bahçenizde yetiştirmek için kış ortamına dayanabilecek, soğuk havadan etkilenmeyecek, soğuğa karşı dayanıklı bitkiler ekmelisiniz. Yoksa siz ne kadar üzerine titrerseniz titreyin bitkiniz hayatta kalamayacaktır.Kış aylarına yaklaşılırken ekilmesi gereken bitkiler menekşe, çuha, siklamen, süs lahanası ve kasımpatıdır. Bu çiçeklerin özelliği soğukta yaşayabilmeleri için ekstra bir bakıma ihtiyaç duymamalarıdır. Kendi doğal ortamlarında sulanmaları bu bitkiler için yeterli bir bakımdır.
Diğer çiçeklerinize ise evinizde bakmanız gerekiyor. Zira kış aylarında evler bu çiçekler için bir sera görevi görür.

Güzel bahçelerin sırrı kuşkusuz doğru ve güzel bitkiler. Bazen sadece dış görünüşünden ötürü bitkiler alıp hata yaptığımız olmuştur. Solmuş çiçekler ya da sararmış yapraklarla karşılaşırız. Büyük hevesle aldığımız bitkiler ölüp gitmiştir. Çoğu kez bitkiyi aldığımız yeri suçlarız böyle durumlardan ancak belki bu konuda bizim de hatalarımız vardır.
Kuşkusuz bitkilerin sağlıklı büyümesini sağlayan en önemli faktör sevgi. Tabi başka önemli faktörler de var mesela, bitkiyi nereye koyduğumuz… Evimize uygun bitkileri seçmeliyiz ki sonra bitki yerini garipsemesin. Örneğin bitki yerleştireceğimiz alan dar ise buna uygun bir bitki seçmeliyiz, çabuk büyüyen ve büyük yer kaplayan bir Areca almamalıyız. İlla da palmiye almak isteniyorsa daha az yayılarak büyüyen bir Kentia salonunuz için daha uygun olabilir. Aynı zaman da evinizin güneş almasına göre de doğru bitkileri seçmeliyiz. Yaprakları güneşe dayanıklı ya da daha çok güneşle büyüyen bitkiler alacaksak, evimizin yeterince güneş almasına dikkat etmeliyiz, tabi ki tersi de aynen geçerli. Gölge bir evde, çok güneş isteyen bir bitkiyi büyütemeyiz. Bitki gözümüze çok hoş gelebilir ancak onun da bir canlı olduğunu ve ona uygun koşulları sağlamanın da bizim sorumluluğumuz olduğunu unutmamak gerekir.
Ayrıca bitki alırken yaprak üzerinde ya da bitkinin gövdesinde hastalık belirtilerinin olup olmadığına azami dikkat etmek gerekir. Eğer bu noktalarda yapışkan ya da kabuk gibi yerler varsa bitkiyi almaktan vazgeçebilirsiniz.

Çilek pek çoğumuzun en sevdiği meyveler arasındadır. Baharın gelişini kutlar çileğin çıkması, rengiyle, şirinliğiyle insana mutluluk verir. Çileğin bir özelliği daha var, meyveli bitkilerin arasında en kolay yetişenlerinden birisidir aynı zaman da çilek. Neredeyse bütün yıl boyunca yeşil kalabilen bir bitki olması, baharda hemen yeşerebilmesiyle çilek yetiştirmek için bir hayli ideal bir bikidir.
Çileğinizi pencerenizin önünde bir yetiştirebilirsiniz. Böylelikle hem topraktaki zararlı hayvanlar ve böcekler tarafından zarar gelmez çileklerinize hem de pencerenizin önünde şık bir dekor olur. Az yer kaplar çilek pencerenizin önüne sığmasından zaten anlarsınız bunu, aynı zaman da hastalıklara karşı dayanıklı bir bitki olma özelliğini de taşır. Mantar gibi hastalıklara tutulmaz.
Çilek çeşitlerine gelince:
1) Osmanlı Çileği
2) Dağ Çileği
3) Yediveren Çilekler
Çileğin nasıl topraklar sevdiğine gelince. Organik madde bakımından zengin topraklar çilek için idealdir. Torfun içine organik gübre karıştırınca Çilek için ideal bir toprak oluşturmuş olursunuz. Meyve vermesi için kış sonlarında toprağına besin takviyesi yapın. Saksıların pek derin olması gerekmez derince kasalara, cepli çilek saksılarına dikim yapabilirsiniz. Saksıyı biraz yükseğe çıkarmak iyi olacaktır.
Sulama ile ilgili de, çileğin meyve verme zamanlarında bol su istediği bilinir. Toprağın kurumasına izin vermeden düzenli olarak sulamak gerekir aynı zamanda saksı dibinde su beklemesi gerekir. Ancak meyve zamanı bol su istiyor diye aşırıya da kaçmamak gerekir.

Genelde bahçe bakımı faaliyetleri kış aylarında biraz yavaşlarlar ancak buna rağmen yapacağınız birkaç ufak tefek şeyle bahçenizi daha güzelleştirebilirsiniz. Ocak ayında yapılacak bakımlar konusunda ilk muhataplarımız çimenlik alanı bulunan okuyucularımız. Zira çim alanlarını gübrelemek için en uygun zaman dilimindeyiz şu sıralar. Evet Aralık ayı ile beraber Ocak ve Şubat ayları yani kışın çimenleri gübrelemek için en uygun zamanlardır. Bunun için en uygun gübrelerden birisi de iyi yanmış bir ahır gübresidir. Bu gübreyi toprağa 1,5 cm kalınlığında serip tırmık yardımıyla toprağa karıştırıp, yosunlaşmış bölgeleri temizlerseniz çimenleriniz için harika bir şey yapmış olursunuz.
Ayrıca bu dönemler donların yoğun olarak görüldüğü dönemlerdir. Bitkilerin baş düşmanları donların iyi tarafı da var, örneğin don olduğu zaman dilimlerinde bitkilerin nakilleri kolaylaşır. Büyük ağaçlar basit yöntemlerle yer değiştirilebilir.
Ayrıca bu aylarda donma ve çözülmelerden ötürü bir kabarıp bir gevşeyen toprak sebebiyle bitki köklerinin etrafındaki toprakların sıkıştırılması da gerekmektedir. Bunun yanında ilk bahara hazırlık yapmak için de doğru bir dönemdir kış ayları bu dönemde alet ve makinelerinizin yıllık bakımını yaptırıp eksiklerinizi toparlayabilirsiniz.

Su kuşkusuz duru güzelliğiyle bahçeniz için özel ve sadece bir tasarım oluşturacak öğelerden birisidir. Her stilde bahçeye yakışabilecek bir su bahçesi oluşturulabilir.
Suyun üzerinde yetişen bitkiler, su içerisindeki canlı hayvanlar, sudan elde edilen yansımanın güzel görüntüsü size huzurlu ve doğal bir bahçe ortamı sağlayacaktır. Peyzaj mimarlarının da başlıca seçimleri arasında yer almıştır su kullanımı.
Önemli bir nokta suyu nasıl ve bahçenizin neresinde kullanacağınızdır. Bir süs havuzu, bir gölet ya da bir su fiskiyesi hatta bir balık havuzu ya da akan bir nehir olarak suyu farklı biçimlerde kullanabilirsiniz. Aynı zamanda bu uygulamayı bahçenizin doğru yerine yapmanız gerekir.
Burada önemli olan gölge alanlardan kaçınmanız. Çünkü gölge alanlar suyu yeşillendirip bakteri oluşumuna yol açabilir. Az gölgeye sahip ve bol güneş alan alanlar su bahçeniz için daha doğru bir seçim olacaktır.
Bunun yanında su bahçenizi süslemek için kullanacağınız elektrikli tertibatın kablolarını gizlemek ve su bahçenizin doğallığını bozmamak da önemlidir.
Su üstüne yapılan köprüler, su üzerinde yetişen bitkiler, ya da diğer doğal aksesuarlarla bahçenize, gördükçe size cenneti hatırlatacak bir su bahçesi yapabilirsiniz.

Bauhaus, bahçe severlere sunduğu ürünlerle hayat kolaylaştırmaya devam ediyor. Bauhaus’un şimdi anlatacağımız ürünleri bahçe aydınlatmalarıyla ilgili.
Pek çok aydınlatma çeşidi var bahçelerde, yol aydınlatmadan, babaüstüne, bahçe yukarı aplikten bahçe sarkıta ve çim aydınlatmaya kadar farklı farklı aydınlatma çeşitleri var ve hepsi bahçelere ayrı güzellikler katıyor. Hepsinin uyumlu kullanımı ise bahçe aydınlatılmasında mükemmelliği sağlıyor.
Bauhaus farklı amaçlara ve zevklere uygun aydınlatma çeşitleriyle bahçe severlere farklı alternatifler sunuyor. Kışın kar altındaki bahçemizi aydınlatmada, ya da yazın dışarıda geçireceğimiz uzun geceleri aydınlatmada kullanabileceğimiz bauhaus aydınlatma ürünleri, şık, dekoratif ve kaliteli aydınlatma çeşitleriyle bir hayli cazip.
İkiye ayrılıyor denilebilir Bauhaus’un aydınlatma ürünleri. Kişisel kullanımlar için de seçenekler var, profesyonel kullanımlar için de… Geniş ürün yelpazesine sahip Bauhaus farklı bahçe kullanımları için seçenekler sunuyor.

Ege’ye doğru indikçe farklı bir meyve karşımıza çıkar. Çevresindeki dikenler ona dokunmanıza izin vermez. Canımızı acıtsada Frenk İnciri’nin lezzeti her türlü zahmete değer yani onu seven dikenine katlanır…
Özellikle Ege Bölgesi’nin yol kenarlarında sıklıkla rastlanan bir bitkidir. Sivri dikenleri yüzünden biraz ürkütücü görünse de, etli yapraklarının üzerindeki meyveleri iştahınızı iyice kabartır.
Bilimsel adı Opuntia ficus indica’ dır. Frenk yabancı, Ficus ise incir ağacının ailesine verilen isimdir.
Ünlü botanikçi Plineus, Hindistan’ın Opuns bölgesinde yetişen ve meyvesi yenen bitkiye bu ismi vermiştir. Ülkemize çok uzaklardan gelmiştir. Kökeni ile ilgili çeşitli iddialar vardır. Avrupalılar ana vatanının Fas olduğunu düşünsede, dünyanın çeşitli bölgelerine Güney Amerika’dan yayıldığını düşünen botanikçiler de vardır.
Frenk İnciri’nin Avrupa Kıtası’nda ilk çiçek verdiği yıl 1618, yer ise Fransa’nın Strasbourg kentidir. Frenk İnciri’nin serüvenide keşiflerle başlamıştır. Çok sayıda botanikçi gemi kaptanının şeref konuğu olmuştur. Bu gemi kaptanları, binlerce bitki türünün çelik ve tohumları gibi Frenk İnciri’ni de beraberlerinde getirmişler ve böylece dünyaya yayılmasını sağlamışlardır. Fren İnciri çabuk büyür; gelişir ve yaprak çelikleri kısa sürede kalın ve güçlü gövdelere dönüşür. C vitamini deposudur. Ağustos ayında olgunlaşan egzotik görünüşlü kavuniçi meyvelerinin soğuk yenmesi gerekir ve bu yüzden buz içinde satılır. Dikenli bir bitki olduğu, hem enine hemde boyuna uzadığı için duvar kenarlarına dikilmesi iyi olur. Çit bitkisi olarak da kullanılabilir. Dikenlerinden dolayı bahçeyi koruma görevide yapar.
Büyüdükçe aldığı heykelsi biçim bahçelere çok yakışır. Kuraklaşan bahçelerde rahatlıkla kullanılabilecek bir bitkidir. Kuruyan bölgeleri budayabilir ve güzel şekiller verilebilirsiniz. Frenk İnciri enine ve boyuna yönlendirilebilir.
Frenk İnciri’ni çoğaltmak içinse:
- Enli ve sağlıklı bir yaprap ek yerinden özenle kesilir.
- Birkaç gün güneş almayan bir yerde yaranın kapanması beklenir.
- Doğrudan kum ya da kum ve üretim torfuna dikilir.
- İlk sulama dikimden bir hafta sonra yapılır. Daha sonra ara ara sulanır.
- Köklendikten sonra istenen bölgeye geçirilir.

Sequiadendron (Gerçek Mamut Ağacı, Dev Sekoya) Sequiadendron Giganteum
Bir çok türünün fosillerine rastlanmıştır. Bugün dünya üzerinde yanlızca bir türü yaşamaktadır.
Kuzey Amerika’ da Kalifornia / Sierra Nevada dağlarında yetişen görkemli bir ağaçtır.
Vatanında 80-90 metre boy, 10-16 metre gövde çapı serbest durumda geniş/dar konik tepe (8-15 metre) Gövde uca doğru daralır; gövde kabuğu kalın, açık kırmızı-kahve renklidir. Yaşlı gövdelerin kabuğu çok kalın (25-30 cm.) boyuna derin çatlaklı, oluklu, yumuşak lifli ve tarçın kırmızısı rengindedir. Ana sürgünler üzerindeki iğne yapraklar 1-2 cm. uzunluğunda, biz gibi sivri ve üç köşeli olup, sürgüne yatık değildir. Yan ve alt dallar üzerindeki yapraklar ise 6 mm. uzunluğunda, üçgenimsi ve sürgünlere yatıktır; üst yüzlerinde iki stoma bandı bulunur. Mavimtrak yeşil renkli yapraklar, ikinci ve üçüncü seneden sonra, kahverengiye dönüşmekte ve fakat uzun yıllar sürgün üzerinde kalabilmektedir. Ovalimsi kozalakları iki yılda olgunlaşır; 2-5 cm. uzunluğunda ve 2-4 cm. genişliğinde, açık sarı/sarımsı kahverenklidir. Oldukça geniş, yayılan bir kök sistemine sahiptir.
Üretimi tohumla ve çelikle yapılır. Ilıman deniz ikliminin ağacıdır. Bol güneşli – yarı gölge yerlerde ve normal verimli topraklarda yetişir; nemli, derin ve geçirgen, humuslu, balçıklı toprakları toprakları ister. Rüzgâra ve fırtınaya, kış soğuklarına dayanır. Gençlikte yavaş büyür, bu dönemde korumaya gereksinimi vardır. 10 dan fazla kültür formu elde edilmiştir, ama bu çeşitlerinden az yararlanılmaktadır.

Lisianthus lar uzun bir süre (80-100 gün kadar) fide dönemi geçiriyorlar. Torf sineklerinin larvaları (yumurtadan çıkmış kurtçuklar) lisianthusun (muhtemelen diğer bazı bitkilerin) incecik köklerini ve yeni çim yaprakçıklarını yiyor ve zarar yapıyorlar. kökleri yenen lisianthus fidecikleri sararıyor ve kuruyor. Bunları dışarıdan görmek de zor. Ancak zarar yaptıktan sonra farkedebiliyorsunuz.
Torf sineğinin erginleri, kahve rengi (torfun renginde) ve ince ve küçük bir sivri sineğe benziyor. Uzun bacaklı. Bunlar yumurtalarını torf içine bırakıyor. Yumurtadan çıkan larvalar da o torfa ekili bitkilerin kökleri ile besleniyor. Yeni çimlenmiş fidecikleri zayıflatıyor ve hatta kurutuyor. (Not. Benim yeni çıkmış lisianthus tohumlarımda % 30 kadar zarar yaptı) ben farkedinceye kadar yapacağını yaptı!
Mücadelesi : Yalovada bazı işletmeler Vydate denilen bir nematot-insektisit ilacı önerdiler 1 litre suya 2,5-3 ml. + Lanch diye diğer bir böcek öldürücü zehir
1 Litre suya 0,25 ml. kadar birlikte torfu doyuracak şekilde sulanıyor.
Ancak bu işlem 3-4 gün ara ile birkaç kez tekrarlanmalı. Çünkü bu sineğin yumurtaları sıcaklığa bağlı olarak 3-7 günde çatlıyor ve yeni larvalar çıkıyor.
Eğer bir torfa geç gelişen tohum ekerseniz torf sineğine dikkat ediniz.